Döviz

TL ne kadar değer kazanabilir?

Sizin için değişik uzman ve finansal kurumlardan gelen görüşleri biraraya getirdik. Bazı uzman kişilerın “Hiç bir şey değişmeyecek, çünkü efektif faiz değişmedi” görüşlerine de yer verdik. Çoğunluk, faiz artırımının tek başına TL’nin kayda değer biçimde değer kazanması için yeterli olmadığı, güven artırıcı önlemlerin sürmesi gerektiği düşüncesinde.  Dolar/TL’de gerileme potansiyeli sınırlı görünüyor.

Gedik Yatırım:  TL’deki düzeltme nereye kadar sürebilir?

TL’de son zamanlarda görülen %10 civarındaki değerlenme sonrası, yeni zamanda ekonomi yönetimine ilişkin olumlu algının ne ölçüde fiyatlandığı sorgulanabilir. Bu soruya verecek net bir cevabımız olmasa da, reel efektif döviz kuruna odaklanarak bir perspektif vermeyi amaçlıyoruz. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Kasım ayının başlarında $/TL kuru 8,65 seviyelerini aştığı noktada, reel döviz kuru tarihi dibi olan 56 seviyelerine kadar gerilemişti (Ağustos 2018’de test ettiği seviyeler). TL’deki son değerlenme sonrası, mevcut nominal kur seviyelerinde reel kur kabaca 62’ye işaret ediyor, ki bu da Ekim’deki 60,7’ye göre çok ufak bir artış olduğu anlamına geliyor. $/TL kurunun Aralık ayı içinde, misal verilecek olursa 7,50 civarında dengelenmesi durumunda, reel döviz kurunun 65’e, 7,00 civarında dengelenmesi durumunda da kabaca 70 seviyesine yükseleceği hesaplanabilir.

Bu seviyelerin de geçmiş dönemlerdeki seviyelerin halen çok altında kaldığı görülüyor. Misal verilecek olursa $/TL kurunun kabaca %40 yükseldiği 2018 senesinde reel kurun ortalama seviyesi 77 idi.

Buna göre, reel döviz kurunun mevcut seviyeleri dikkate alındığında, TL’de nominal değerlenme için halen daha fazlaca alan olabileceğini düşünüyoruz. Lakin bunun için, yalnızca reel döviz kurunun diplerde olmasının yeterli olmayabileceğini, bunun yanısıra lüzumlu sıkılıkta para politikası uygulamalarına ve yatırımcı güvenini güçlendirecek ekonomi politikası adımlarına da ihtiyaç yer aldığınu belirtmek istiyoruz.

ÜNLÜ & Co/DAHA

TL pozitif ayrışıyor. PPK kararlarının sonrasında TL’nin sert  biçimde güç kazanması ile USD/TL 7,5160 seviyesine kadar geri çekildi.

Kısa vadede 7,50 seviyesinin TL yönünden ilk direnç noktası olduğunu  düşünüyoruz. Bu seviyenin aşağı yönlü geçilmesi durumunda değer  kazanma eğiliminin artması şaşırtıcı olmayacaktır. Kaldı ki, PPK  daha sonra momentumun tamamen TL lehine olduğunu söylemek mümkün.

Teknik açıdan 2020 başından bu yana izlenen trendi baz aldığımızda ise  kurun ana desteği 7,43 civarında bulunuyor. Bu sebeple bu açıdan  incelediğimizde kritik seviyelerin aşağı yönlü geçilmesi koşulların lehte  kalmaya devam etmesi durumunda geri çekilme eğiliminin sürebileceğine  işaret ediyor.

İktisatbank

Gözler 7,50 seviyesinde. Aşağısında, 7,25 radar menziline girecektir. Eğer, tek silah dünkü faiz ise, ve ilave güven artırıcı önlemler açıklanmazsa, 7,50’nin altının zor olacağını düşünüyoruz. Dolarizasyon eğilimini tersine çeviremediğimiz sürece, kalıcı bir finansal istikrarı sağlamak çok zor görünüyor.

OMER RIFAT GENCAL

Yapılan faiz artışının ne mevduata ne de yurtdışı swap piyasasına herhangi bir tesiri olmadığına göre kısa dönem yaşanan heyecan sonrası yeniden temel göstergelere döneceğiz. Bu sefer kısa dönem kar amaçlayan yabancı fonların yaratabileceği oynaklığa dikkat etmek gerek.

Mahfi Eğilmez

TCMB politika faizini 475 baz puan artırarak % 15’e yükseltti. Buna karşılık tüm fonlamanın haftalık repo ile (yani bu faiz üstünden) yapılmasına karar verdi. Bu durumda zaten % 15’de olan MB ortalama faizi değişmezken kararın tek yararı yalınleştirme oldu.

Ziraat Yatırım

Fed lokal başkanlarının ve ECB Başkanı’nın konuşmasının takip edileceği haftanın son iş gününde piyasalar ABD Hazine Bakanı ve Fed Başkanı arasındaki anlaşmazlığı izliyor. Risk iştahında ise net bir bozulma gözlenmiyor.

Dolar’daki zayıflık da sürerken, ABD seçimlerinin geride kalması ve aşı ile ilgili gelişmeler Gelişmekte Olan Ülke varlıklarına yönelik olumlu bir algı oluşturmuş gözüküyor. Bu ortamda, dün TCMB’nin beklentiler doğrultusunda faiz artırımı yapması ve yalınleşmeye gitmesi TL’nin ön plana çıkmasını sağlayabilir. Dün Merkez Bankası, politika faizi olan 1 hafta vadeli repo faizini, 475 baz puan artırımla %10,25 seviyesinden %15 seviyesine getirmişti.

Bunun yanısıra, Merkez Bankası, tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üstünden yapılacağını vurgulayarak öngörülebilirliği artırdı ve neticede yalınleşme politikasına uygun olarak tek faiz üstünden fonlama sağlanacağını sözlerine ekledi Şu aşamada risk primimizdeki belirgin düşüşle (5 yıllık CDS, 20 baz puan iyileşerek 373 baz puana kadar geriledi.) beraber Dolar / TL 7,66 direncinin altında kalarak 7,50 civarındaki desteğini kırmayı deneyebilir ki bu seviyenin kırılması durumunda düşüş belirginleşebilir ve ilk aşamada 7,40 seviyesi hedef olabilir.

Reuters

Bankacılar piyasadaki hareketler arasında CDS’teki düşüşe ayrı bir önem atfediyor. Ülke risk primindeki düşüşün Hazine’nin dolar cinsi borçlanması başta olmak üzere tüm fiyatlamalarda etkili olması sebebiyle 2 haftada 150 baz puan düşüşün önemine gözleri üstüne topluyorlar.

Deniz Yatırım bu sabah paylaştığı notta, “Dolar/TL işlemlerinde azalan ülke risk primi ve atılan normal hayata dönme adımlarının etkili olduğu görülüyor. Ek negatif yeni bir başlık doğmadıkça TL lehine pozisyonlanmanın devam etmesini bekliyoruz. 7,73 teknik seviyesi aşağısında haftalık kapanış yapan paritede ‘lokallerin de satış tarafına geçtiği’ senaryoda 7,54 ve 7,29 desteklerinin sırasıyla test edilmesini bekliyoruz. Kısa vadede 7,83 bölgesi yukarı yönde geçilmedikçe düşüncemizde revizyona gitmeyeceğiz.” görüşüne yer verildi.

Reuters’ta ekonomi kontrolündeki değişiklik sonrası yayımlanan bir analizde önümüzdeki günlerde “serbest piyasa ekonomisi temelini baz alacak yeni bir sistem dizaynı, regülasyonlar, normal hayata dönmeye dair yeni adımlar, Hazine ve TCMB’nin senkronize bazı adımları” ön plana çıkabileceğine dikkat çekilmişti. de dün aktif rasyosunun ve zorunlu karşılık nemalandırma şartlarının kaldırılması gibi daha çok normal hayata dönme adımlarının piyasayı şaşırtmayacağını belirttiler. Bunun yanı sıra piyasalar dün gerçekleşen PPK sonrasında ekonomi yönetiminde yeni atamalar olup olmayacağını da izliyor. koronavirüs hastalığında vaka ve ölüm rakamlarının Nisan ayındaki zirveye tekrar yaklaşması sonrası tekrar devreye alınan hareket kısıtlamalarını da yakın zamandan izleniyor. Benzer trend hemen hemen tüm dünya çapında görülüyor.

Ağbal’a selam, dövize devam…

Yabancı faize geldi, Borsa’yı beğendi…

Gedik Yatırım: TL’deki düzeltme nereye kadar sürebilir?

Merkez Bankası faizi 475 baz puan arttırdı. Peki bundan sonra ne olacak?


Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu