Ekonomi

TCMB parasal sıkılaşma ve sadeleşme mesajı verdi

TCMB başkanı olarak atanan Naci Ağbal dün yazılı bir açıklama yayımladı. Ağbal, TCM Bolarak temel amaçlarının fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğunu ve bu doğrultuda tüm politika araçlarını kararlılıkla kullanacaklarını sözlerine ekledi Ağbal, para politikasında şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iletişim güçlendirileceğini de ekledi. Bu çerçevede, 19 Kasım’daki PPK toplantısında lüzumlu politika kararlarının alınacağını açıkladı. Açıklamaları PPK toplantısında enflasyon görünümüyle uyumlu bir faiz artırım kararı alınacağı ve para politikası yalınleştirilerek fonlamanın tekrar haftalık repo kanalından sağlanacağı şeklinde yorumluyoruz. Piyasadaki faiz beklentilerini ölçmek için OIS piyasasındaki fiyatlamaları kullanıyoruz. Bu faizlerden hesapladığımız iskonto oranlarını (discount factor) kübik spline interpolasyon metodu ile günlük değerlerine indirgiyoruz. Buradan da günlük olarak TLREF ON faizi için beklentileri hesaplayabiliyoruz. Buna göre, ON faizin Kasım sonunda %15.3, sene sonunda %16.2, Ocak 2021 sonunda da %17.1’e kadar yükseldikten sonra düşüşe geçmesi ve 2021 yılını %13.2’de bitirmesi beklenmektedir.

Bu görünüm büyük ölçüde, enflasyonun önümüzdeki senenin ilk çeyreğinde, baz tesiri ile yüksek seyrettikten sonra düşüşe geçmesi beklentimizle uyumlu gözükmektedir. Yani kısa vadede etkili bir parasal sıkılaşmadan sonra, enflasyonla uyumlu olarak faizlerin gerileyeceği beklenmektedir. Gerek piyasalarda yükselen oynaklık, gerekse de genişlemeci para politikası ve düzenleyici önlemlerin geri alınmasıyla finansal koşullar bir süredir sıkılaşmaktaydı. Türkiye ekonomisi için finansal koşulların sıkılığını, başlıca finansal göstergeleri toplulaştırarak oluşturduğumuz Finansal Koşullar Endeksi (FKE) ile takip ediyoruz. (Geniş bir şekilde bilgi için bkz.) FKE Temmuz ayından bu yana yükselen kur oynaklığı, CDS ve swap faizleri gibi göstergelerin tesiriyle tekrar yükselmeye başladı. Takiben, TCMB’nin ortalama fonlama maliyetindeki artışla birlikte, kredi ve mevduat faizleri ve faiz farkları da son günlerde arttı. Normal hayata dönme adımlarının neticesinde, piyasa ve bankacılık göstergeleri arasındaki ayrışma azalırken, finansal koşullar tarihsel ortalamaya göre sıkı duruma geldi. (Grafik 2) Faizlerin kısa vadede, beklentiler doğrultusunda yükselmeye devam etmesi durumunda finansal koşullardaki sıkılık daha belirginleşebilir. Diğer taraftan, CDS, kur oynaklığı gibi risk göstergelerindeki iyileşme, bu sıkılaşmayı bir ölçüde dengeleyebilir. Yine de önümüzdeki zamanda, zaten belirgin olarak yavaşlamış olan kredilerin daha da zayıf bir görünüm sergilemesini ve bu doğrultuda Ekim itibariyle halen güçlü seyreden ekonomik aktivitenin de yavaşlamasını bekliyoruz. Lakin enflasyondaki düşüş sağlanana kadar parasal duruş kararlı bir biçimde sıkı tutulursa, daha sonra faiz indirimleri ve finansal koşulların iyileşmesi için alan açılacaktır.

Kaynak:  QNB Finansbank Ekonomi Bülteni

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu