Ekonomi

Recep Erçin: Belirsizlik artıyor, tepkiler izlenecek

Piyasa uzman kişilerına göre acil Başkan değişimi faiz artışının aciliyetinin bir göstergesi. Ağırlıklı fonlama faizi temmuz oranının iki katına çıktı. ABD seçimleri sonrası Merkez Bankası’nın bu alanda adım atması gündemde. 8.50’yi aşan kur YEP’in ortalama kur tahmininin ötesinde.

ABD seçimleri sonrası Türkiye’nin para politikasında nasıl bir tavır alacağı merak konusu. Yabancı kuruluşların raporlarında yer alan Trump’ın seçilmesi halinde Türk varlıklarının olum etkileneceği, Biden’ın seçilmesi halinde ise olumuz etkinin söz konusu olacağına ilişkin yorumları sizlere aktarmıştık. Biden’ın kazanacağını netleştiği gün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı’nın değiştirilmesi piyasaların dikkatini çekti. Para politikasına yalnızca Başkan tek başına karar vermediği halde faturanın bu yönde kesilmesin altındaki nedenler sorgulanadursun, yabancı uzman kişiler bundan ziyade faize odaklanmış durumdalar.

Robin Brooks ne yazdı?

Ülkeler arası Finans Enstitüsü’nün Başekonomisti Robin Brooks, Sosyal paylaşım sitesi Sosyal paylaşım sitesi Sosyal Paylaşım Sitesi Twitter hesabından yaptığı yorumda, bazı piyasa oyuncularının başkan değişimini faiz artırımı ve TL’nin istikrarının önününü açan bir rejim değişikliği gibi gördüğünü kaydederek, bu ister doğru ister yanlış olsun, değişen piyasa beklentileri sebebiyle faiz artırımlarının aciliyetinin arttığını sözlerine ekledi Brooks bunun yanısıra, 2018’de kurun cari fazla verilmesi sonucu desteklendiğini lakin bu yıl cari dengede ayarlanma olmadığı için piyasanın duyarlılığının ters yönde olduğunu açıkladı. Oysa salgın yüzünden 20 milyar dolar eksi yazan turizm gelirleri dikkate alındığında cari denge tarafında yapısal bir bozulma söz konusu değil.

DOLAR 9’A DOĞRU YOL ALIR MI?

InvestAZ Araştırma Müdürü Yusuf Topçu, geçen hafta süresince, Amerika’daki başkanlık seçim sonuçları beklenirken, Merkez Bankası’nın kasım ayı para politikası kurulu toplantısına kadar zaman kazanmaya uğraştığını sözlerine ekledi Yatırımcıların ve spekülatörlerin ise bankayı muhteşem toplanıp faiz artırmaya zorladığını söyleyen Topçu, yüzde 15 sınırını aşan tahvil faizi dikkate alındığında, fonlamaların ve piyasada oluşan faiz oranlarının yüzde 10.25 olan manşet politika faizinden oldukça uzaklaştığına dikkat çekti.

Piyasanın beklediği sıkılaştırmayı kasım ayında da almadığı takdirde ekim ayında terkedilen 8 TL mevzisinin yerini 9 TL savunma hattına bırakabileceğini vurgulayan Topçu, “Merkez Bankası bu kadar oynak bir zamanda böyle bir riski alır mı?’ sorusunun cevabı tabi ki bizde değil, yalnızca politika yapıcılarda” dedi.

Faiz artıyor, nakit bütçe ÖTV’yle nemalandı

Merkez Bankası’nın ağırlıklı ortalama fonlama faizi ise geçen hafta cuma günü yüzde 14.12’ye kadar çıktı. Böylece 16 Temmuz’da yüzde 7.34 olan faiz dört aya yaklaşan sürede ortalama iki katına çıktı. YEP’te yer alan ortalama 6.92 TL’lik kur tahmininin tutması için güncel dolar kurunun bu seviyelerin (8.50) altın tutulması gerekiyor.

Hafta içinde açıklanan Hazine nakit dengesi raporuna göre ekim ayında Hazine 18.9 milyar TL’lik net dış borçlanmaya gitti. İç borçlanma tarafında ise 15.6 milyar TL’lik net borç ödemesi yapıldı. Hazine’nimn on aylık toplam net dış borçlanması 7.7 milyar TL, net iç borçlanma da 236.7 milyar TL oldu. Hazine on aylık zamanda 244.5 milyar TL borçlandı.

MALİ DESTEK GELECEK Mİ?

Amerikan Merkez Bankası FED ise geçen hafta faiz kararı almadı. Bir gün sonra gelen istihdam verisi ise işgücüne katılım azalsa da ekonomide istihdamın arttığını gösterdi. Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan yaptığı değerlendirmede şunları aktardı: “Başkanlık seçimlerinin gölgesinde yapılan FOMC toplantısı, politika açıklamasında fazla bir değişiklik içermediği için fazla bir gürültü yaratmadı. Ekonomiye ilişkin resim, evvelye göre daha belirsiz ve durumun biraz daha bozulması ihtimali var. Bu bakımdan, Powell mali destek çağrısında bulunmaya devam etmekte. Vakalardaki artış kaygı verici, mali teşviklerin de gecikmesi tüketim harcamalarının dipten toparlanmasına engel oluyor. FED’in ortalama enflasyon hedefini sağlayacak bir canlanma oluşmuş değil.

Son günlerde Merkez bankaları parasal teşviklerde en uç seviyeye geldikten sonra ekonomik toparlanmanın ivme kaybettiği bu dönem içerisinde gerek Powell’ın (FED Başkanı) gerekse de Lagarde’ın (Avrupa Merkez Bankası Başkanı) son açıklamalarının mali teşvikler üzerine yoğunlaştığını göze çarpıyor. FED, parasal genişleme dönemi içerisinde enflasyon eski noktasal hedef yüzde 2’nin üzerine bir miktar çıkmasına izin verecek. Lakin, bu işsizlik, gelir azalması ve Covid-19 ortamında mali teşvikler kısa vadede çözüme kavuşmazsa ekonominin yavaşlama hareketi devam edebilir. Talep de enflasyon yaratma seviyesinden uzak olacaktır. QE (parasal genişleme) ve enflasyon arasında bir ilişki kurulamadığı sürece bol likidite de reel ekonomide bir para döngüsü yaratmaz ve finansal piyasalarda reel ekonomide karşılığı olmayan hareketler görürüz.”

GELİR VE KÂRI ARTACAKLAR, YATIRIMLARI AZALTACAKLAR

Diğer yandan Deloitte tarafından yapılan Avrupa CFO (mali işlemler şefi) anketi Kovid-19 salgınının şirketleri nasıl etkilediği, bu koşullarda CFO’ların geleceğe bakışı ve stratejileri gibi konuları ele aldı. Araştırmaya Türkiye’den ve Avrupa’dan katılan CFO’ların hemen hemen yarısı önümüzdeki üç aya daha umutlu bakıyor. Bunun yanı sıra önümüzdeki bir yıl içerisinde Türkiye’deki CFO’ların yüzde 67’si şirket gelirlerinde, yüzde 55’i faaliyet kârında artış yaşanacağı yönünde görüş bildiriyor. Anketin sunduğu diğer bir gösterge ise şirketlerin risk iştahı; Türkiye’den katılım gösteren CFO’ların yüzde 43’ü yatırımlarını azaltacağını belirtirken bu oran Avrupa’da yüzde 37 seviyesinde. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da grubun dokuz aylık finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, yurt içinde tüketici talebinin devam etmesi, yurt haricinde ise ihracat pazarlarında başlayan hareketliliğin koronavirüs salgını kaynaklı ekonomik yavaşlamanın etkilerini nispeten azalttığını sözlerine ekledi Çakıroğlu, bu sayede üçüncü çeyreğin sonu saygınlığıyla özellikle Avrupa ülkelerinde koronavirüs hastalığına yönelik kısıtlamaların yeniden gündeme gelmesinin ihracat pazarlarındaki belirsizliklerin artabileceğinin sinyalini verdiğini vurguladı.

Kaynak:  Aydınlık Ekonomi Servisi, yazarın izin üzerine alıntılanmıştır

SABAH Bülteni: S-400 & Stratejik Ortak

Atilla Yeşilada: “Naci Ağbal Piyasalardan Taktir Toplayan Biri Ama!” | EkonomiTubeTV

Deloitte: CFO’lar ekonomik toparlanma hakkında ihtiyatlı iyimser

ANALİZ: Fed FOMC beklemede, ABD ekonomisi teklemede

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu