Otomobil

Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (2)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “İşgalin sona ermesiyle beraber bir dostluğun başlayacağını düşünüyorum. Umarım Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ihtilaflar son bulur. İki komşu daha sıhhatli daha tutarlı bir diyalog sürecine başlamış olurlar.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, kalp krizi sonucu 74 yaşında vefat eden besteci, piyanist, yorumcu ve orkestra şefi Timur Selçuk’un ailesine, sevenlerine ve sanat dünyasına başsağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, Selçuk’un, Adalet Yürüyüşü’nde müziğiyle kendilerine tempo tuttuğini hatırlattı.

Adli kontrol şartıyla tahliye edilen gazeteci Müyesser Yıldız’ın haksız yere 155 gün içerde tutulduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Onu hapse atan aslını söylemek gerekirse yargı değil, devletin içindeki bazı organizasyonlar. ‘Seni içeri atalım da, bak bakalım bir daha yazabiliyor musun?’ diye göz dağı veriyorlar. Ama benim bildiğim Müyesser Yıldız, istediği kadar gözdağı versinler, kalemini satmayan onurlu bir gazetecidir. Ona da buradan sevgilerimizi, saygılarımızı gönderiyoruz.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Osman Kavala’nın, Selahattin Demirtaş’ın, harp okulu talebelerinin, Ahmet Altan’ın, Ayhan Bilgen’in de haksız yere tutuklu olduklarını öne sürdü.

Bu ifadelerinden ötürü bazı çevrelerin kendisine kızdığını aktaran Kılıçdaroğlu, “Bunlar bizim partimize oy versinler diye değil, hapisten çıktıktan sonra bizi alkışlasınlar diye değil. Bizi özgürce eleştirebilsinler, onların üzerine baskı kurulmasın. Bu ülkede her düşünceye saygı olmalı. Her düşünceye saygı gösterirsek çıkıp dünyaya haykırabiliriz, ‘Bizim ülkemizde demokrasi var.’ diye.” ifadelerini kullandı.

“İlham Aliyev, çok doğru bir ileti verdi”

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’daki işgalin bitmesini uzunca bir yıldır istediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Ama olmadı, yapmadılar. Buna karşın tek yol vardı; savaşmak. Savaştılar ve başardılar.” dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bu savaşta “Biz Ermenistan halkına karşı değiliz, Ermenistan’ı yönetenlere karşıyız.” diyerek çok doğru bir ileti verdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “İşgalin sona ermesiyle beraber bir dostluğun başlayacağını düşünüyorum. Umarım Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ihtilaflar son bulur. İki komşu daha sıhhatli, daha tutarlı bir diyalog sürecine başlamış olurlar. Ermenistan tarafından kamuoyuna açıklanan bildiri bölgedeki ateşin düşmesine, savaşın sonlanmasına katkı verecektir. Umarım böyle bir barış süreci tekrar gerçekleşmiş olur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bizim kitapçığımızı toplatmışlar”

Kılıçdaroğlu, CHP tarafından hazırlanan “Arpalık Aile Firması” broşürüne işaret ederek, “Ben sanıyordum ki Zekeriya Öz yalnızca İstanbul’da var, meğer Anadolu’da da varmış. Bizim bu kitapçığımızı toplatmışlar. Niçin? Bu broşürde ne var?” suallerını yöneltti.

Broşürdeki bilgilerin hiçbirinin yanlış olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, “Devleti arpalığa çevirirseniz, biz bunu kamuoyuna duyuracağız.” ifadesini kullandı.

Hakimin, bu kararı aldığı zaman bu konuların dillendirilmeyeceğini sandığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Senin gücün yetmez sevgili hakim. Sarayın korumaları adalet kürsüsünde oturduklarında, biz onlara hakim demeyiz. Onlar, açık ve net söylüyorum, sarayın satılmış kişilerıdır.” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, rüşvet alanların büyükelçi olarak atandığını öne sürerek, “Devleti, yandaşları için arpalığa dönüştüren Erdoğan’dır.” dedi.

“Yaralar hızla sarılıyor”

İzmir depreminin sonrasında Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerin destekleriyle güzel bir çalışma sürdürüldüğünü dile getiren Kılıçdaroğlu, yaraların hızla sarıldığını ifade etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesine ait 224 konutun eşyalarıyla beraber tamamlandığını bildiren Kılıçdaroğlu, bir otelin 380 odasının depremzedelere açıldığını anlattı.

İzmir Gaziemir Semt Garajı’nın yer aldığı yerde 58 dairenin depremzedelere tahsis edildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Bir kira, bir yuva” dayanışmasına 30 milyon lira yardım yapıldığını sözlerine ekledi

“Gerçekleri bilerek ona göre önlem almaları gerekiyor”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, ülke yönetiminin ciddiyet istediğine dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Halk, sizi ülke yönetimiyle görevlendirmişse, siz bakanlarınızı, kim hangi işi en kaliteli yapabilir düşüncesinden hareketle belirleyip atarsınız. Benim yakınım, akrabam, eşim, dostum diye bireyleri bakan yapmazsınız. Bakan olacak kişi, bakanlığı, bürokrasiyi çok iyi bilecek. ‘Her şeyi ben bilirim’ anlayışından uzak, ‘Biz, bu işi nasıl daha rahat çözebiliriz’ anlayışıyla bu işi götürmesi gerekiyor.”

Berat Albayrak’ı en çok eleştirenlerden biri olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Hazine’den, Maliye’den sorumlu. Ülke felaket durumda, kasa tam takır, üstelik eksi ama pembe tabloyla kamuoyuna sunuş yapılıyor. Bu doğru değil. Gerçekleri milletin bilmesi gerekiyordu. Yalnızca muhalefet olarak bizim gerçekleri söylememiz doğru değil. Onların da gerçekleri bilerek ona göre önlem almaları gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin bir sorunu ortaya koyarken çözümü de ortaya koyduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, “Muhalefet çözüm üretmek zorunda değil. Ama Türkiye’de yaşanan olayları, iktidarın basiretsizliğini görünce onlara yol da gösterdik.” diye konuştu.

“Gerçekten istifa etti mi, etmedi mi?”

Berat Albayrak’ın istifasına işaret eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerçekten istifa etti mi, etmedi mi? Uzun bir sessizlik. Sarayda sessizlik. AK Parti Grubu’na bakıyorsunuz, orada sessizlik. Ona, bütün değerlerini kaybedip, bütün değerlerini ayaklar altına alıp koşulsuz destek veren MHP’de de onun genel başkanında da büyük bir suskunluk. Ne oluyor? Hazine ve Maliye’den sorumlu olan bir kişi ‘Ben istifa ettim’ diyor.”

RTÜK’teki kayıtlara baktıklarında, Berat Albayrak’ın sosyal paylaşım sitesi aracındaki istifa açıklamasının üstünden 17 saat geçtiği halde 1780 radyo ve televizyondan yalnızca beşinin istifa haberini verdiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şunları belirtti:

“Diğerlerinde tık yok. Havuz medyasında zaten hiç tık yok. Şu memleketin geldiği hale bakar mısınız? Şu medyanın geldiği hale bakar mısınız? ‘Havuz medyası’ diyoruz. Gerçek anlamda ‘havuz medyası’ olduğunu kanıtladı. 27 saat sonra istifa bu sebeple bir açıklama yapıldı. Ülke böyle yönetiliyor. Milli kurtuluş savaşı veren, yedi düvele karşı savaş veren Türkiye Cumhuriyeti devleti işte böyle yönetiliyor. Biz, her zaman devletin belli bir saygı, demokratik kurallar içinde yönetilmesini istedik. Eğer bir ülkeyi anonim şirket gibi yönetmeye kalkarsanız, sonuç budur: Yönetilemez bir Türkiye.

Anonim firmasın ordusu mu, bağımsız kurumları mı, özel politikaları mı, istihbarat örgütleri mi var? Emin olun, devlet bu tür kişilerın elinde bugünkü noktaya geldi. Kayınpeder, damat ülkeyi yönetiyorlar. Aralarında bir kavga çıkmış. Herkes diken üstünde. Havuz medyasının ağzına bant çekilmiş vaziyette. Tek kelime edemiyorlar. Siz gazeteci misiniz? Kalemini satan, kalemini saraya tahsis eden insandan gazeteci olur mu? Aylığını ses çıkarmadığı, yazmadığı, eleştirmediği için alan adamdan gazeteci olur mu? Kalemini, düşünceni, öngörünü, eleştiri hakkını satacaksın, ortalıkta da ‘Ben gazeteciyim’ diye gezeceksin. Bunlardan gazeteci olmaz.”

Albayrak’ın istifasının kabul edilmesinin hayırlı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “En azından bir damat kayınpeder olayından kurtuldu Türkiye.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, gelişmelerin arkasındaki gerçeklerin bilinmediğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Bu işin sorumlusu bir kişi, Erdoğan. Her şey ondan sorulmuyor mu? Her şeye o karar vermiyor mu? O karar veriyor. Eğer bazı gerçekler Erdoğan’dan gizlenmiş ve o gerçeklerin sonradan farkına varmışsa, ‘Merkez Bankasında şu kadar açık varmış’, dünya onu biliyor zaten. Sen yeni öğrendiysen o zaten daha büyük bir felaket. Devletin yönetilmediğini, bir aile firmasıne dönüştürüldüğünü hepimizin kabul etmesi lazım. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Böyle bir anlayış da olmaz. Devlet yönetimi ciddiyet, bilgi, birikim, adalet anlayışı, liyakat ister. Bunların tamamından yoksun olan bir insana devleti teslim etmişiz. Damadı feda ederek buradan kaçınamazsınız. Veziri verip, şahı kurtaramazsınız.”

Berat Albayrak’ın açıklamasının da “enteresan” olduğunun altını çizen Kemal Kılıçdaroğlu, “(At izi it izine karıştı) diyor. Yıllardır bakanlık yapıyorsun, yanında kayınpederin, öve öve bitiremiyordun. Bu ‘at izi it izine karıştı’ ne demek? Ne oldu da at izi it izine karıştı, belki önümüzdeki günlerde Berat Bey çıkıp bu konularda biraz daha ayrıntılı açıklama yapar.” değerlendirmesinde bulundu.

(Sürecek)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Aynur Ekiz


Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu