Otomobil

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türk-Rus Merkezi ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türk-Rus Merkezi ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

“Azerbaycan topraklarındaki ve Karabağ’daki 28 yıllık işgal resmen ve fiilen bitti”

“Suriye’de de, Karabağ’dakine benzer bir barış ve huzur döneminin en kısa zamanda başlamasını arzu ediyoruz”

“Doğrudan ülke halkının iradesiyle biçimlenecek yeni bir Suriye’nin inşası için Rusya başta olmak üzere bölgede etkisini gösteren güçlerle daha yakın çalışmaya hazırız”

“Berat Albayrak’a yine kişiyim milletim adına teşekkür ediyorum. Bu zaman içerisinde özelikle de 2 sismik araştırma, 3 tane de sondaj gemisini dünya çapındaki ekonomik sıkıntıların yaşandıği zamanda bunu fırsata dönüştürmek suretiyle ülkemize kazandırması da finans yönetimi yönünden mühim bir başarıydı”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ateşkesin kontrolü ve denetimi için oluşturacağımız ortak Türk Rus Merkezi ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı. Bu merkez Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan toprakları üstünde kurulacaktır. Dağlık Karabağ’daki ateşkesin ihlalini önlemeye yönelik tüm önlemler bu merkez tarafından alınacaktır. Böylece Azerbaycan topraklarındaki ve Karabağ’daki 28 yıllık işgal resmen ve fiilen sona ermektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında önemli bilgilendirmelerde bulundu.

Konuşmasının başında Azerbaycan’ı tebrik eden Erdoğan, “İşgal altındaki topraklarının ve Karabağ’ın tamamının kurtuluşu vesilesi ile dostum Aliyev başta olmak üzere tüm Azerbaycanlı kardeşlerimi tebrik ediyorum. Varılan anlaşmaya göre şu ana kadar hala ele geçirilememiş olan Azerbaycan toprakları ile Karabağ’ın kalan kısımları Azerbaycan’a bırakılacaktır. Ermenistan, Kelpecer’i 15 Kasım’a, Ağdam ve Kazak bölgelerini 20 Kasım’a, Laçın’i de 1 Aralık’a kadar Azerbaycan’a teslim edecektir. Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Bölgesi arasındaki ulaşım bağlantısı sağlanacak ve bu amaçla bir yol inşa edilecektir. Ermenistan ile Hankendi arasında da bir ulaşım koridoru açılacaktır. İşgalin sonrasında yerlerinden edilen Azerbaycanlılar, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği gözetiminde evlerine geri döneceklerdir. Türkiye anlaşmanın uygulanmasını gözetmek ve denetlemek üzere bölgede kurulacak ortak barış gücünde Rusya ile beraber bulunacaktır. Ateşkesin kontrolü ve denetimi için oluşturacağımız ortak Türk Rus Merkezi ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı. Bu merkez Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan toprakları üstünde kurulacaktır. Dağlık Karabağ’daki ateşkesin ihlalini önlemeye yönelik tüm önlemler bu merkez tarafından alınacaktır. Böylece Azerbaycan topraklarındaki ve Karabağ’daki 28 yıllık işgal resmen ve fiilen sona ermektedir. Türkiye ve Türk milleti olarak 28 yıldır her gün bu işgalin sızısını Azerbaycanlı kardeşlerimizle beraber yüreğimizde hissettik. Daha evvel Kıbrıs’taki, yine 1990’lı yıllarda Bosna’daki katliamlara seyirci kalanlar Karabağ’daki katliamları da görmezden gelmişlerdir. Biz Hocalı’da ve diğer Karabağ şehirlerinde katledilen çocukların, yaşlıların, bayanların acısını hep beraber Azerbaycanlı kardeşlerimizle yaşadık. Hep beraber gözyaşı döktük. Ermenistan’ın yeniden Azerbaycan topraklarını saldırması ile başlayan çatışmalarda tüm kalbimizle ve olanaklarımızla Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında yer alarak bu işgali bittirecek sürece katkı sağladık. Son çatışmalar süresince da sürekli yerleşim yerlerini hedef alarak pek çok masumun hayatını kaybetmesine yol açan Ermenistan’ın cinayetlerinin aksine artık hiçbir sivilin zarar görmemesi yapılan bu anlaşma ile sağlanacaktır. Azerbaycan devleti de şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir sivilin zarar görmeyeceğinin taahhüdünü zaten vermiştir. İşgal altındaki toprakların ve Karabağ’ın özgürlüğüne kavuşması sürecinde canla başla gayret gösteren askeri ve istihbarat danışmanlarımız ile diplomatlarımıza kişiyim ve milletim adına teşekkür ediyorum” açıklamasını yaptı.

“Azerbaycanlı kardeşlerimizin sevinçleri sevincimiz, kibirları kibirumuzdur. İnşallah bundan sonra Azerbaycan ile çok daha yakın çok daha güçlü ortaklığı içinde olacak, ortak geleceğimizi beraber inşa edeceğiz” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Bölgemizde ve dünya çapında yaşanan değişim sürecinde ülkelerimizi iki kardeş olarak el ele vererek beraber yükseltecek hedeflerimize beraber ulaşacağız. Bu zaman zarfında İlham Aliyev kardeşimizle hemen hemen sürekli her gün görüşme fırsatı bulduk, bilgilenme olanağı bulduk ve böylece bu heyecanı da beraber yaşadık” dedi.

Suriye’de de, Karabağ’dakine benzer bir barış ve huzur döneminin en kısa zamanda başlamasını arzu ettiklerini söyleyen Erdoğan, “Bunun için evvellikle Suriye topraklarını kana bulayan, rejimin ve terör örgütlerinin devre dışı bırakılması gerekiyor. Doğrudan ülke halkının iradesiyle biçimlenecek yeni bir Suriye’nin inşası için Rusya başta olmak üzere bölgede etkisini gösteren güçlerle daha yakın çalışmaya hazırız. Bu hususta özellikle de Rusya Federasyonu ile olan ilişkilerimiz gerek başta Putin, bunun yanı sıra ilgili bakanlar, bizim de gerek kişiyim gerek ilgili bakan dostlarım, gerek istihbarat başkanımız sürekli irtibat halinde olup Suriye’deki bu süreci de süratle suhuletle bunu halletmenin gayreti içindeyiz. Karabağ’da nasıl kısa zamanda adil bir barış tesis edildiyse samimi bir ortaklığı ile Suriye’de de benzer bir adımın atılabileceğine inanıyoruz. Aynı biçimde Libya’da süren siyasi görüşmelerin de tüm kesimler için kabul edilebilir makul ve sürdürülebilir bir anlaşma ile sonuçlanmasını temenni ediyoruz. Burada da yine ilgili tüm birimler ile görüşmelerimizi yapıyoruz ve farklı zamanlarda dostlarımızı Libya’ya gönderiyoruz, farklı zamanlarda onları buraya davet ediyoruz ve çalışmalarımızı böylece sürdürüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de, Yunan ve Rum tarafının şımartılmasından vazgeçilmesi halinde kısa zamanda hakkaniyete dayalı bir anlaşmanın mümkün olabileceğini düşündüklerine dikkat çekerek, şunları belirtti:

“Türkiye olarak bölgemizde barışın, huzurun, güvenin, refahın kök salması için üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız. Bölge ülkeleri olarak salgınla beraber daha da hızlanan yeni küresel siyasi ve ekonomik düzende hak ettiğimiz yeri alabilmemiz anlaşmazlıklarımızı süratle çözüme bağlayarak hep birlikte hareket etmemizle mümkündür. AB’nin içinde yer aldığı ve artık gizlenemez saklanamaz bir hale gelen krizden kurtuluş yolu da buradan geçiyor. Amerika’daki seçimlerin sonrasında bölgemizde yaşanan belirsizliği ortadan kaldırmak için diplomasi ve uzlaşma kanallarının sonuna kadar açılması şarttır. Bu anlayışla hem sahadaki varlığımızı güçlendirmeye hem diplomasi kanallarını etkin biçimde işletmeye devam edeceğiz. Halklarını kardeş kendilerini dost olarak gördüğümüz tüm bölge devletleriyle yeni zamanda beraber hareket etmek istiyoruz, kimseye karşı gizli yahut açık ön yargımız, düşmanlıkimiz, karanlık hesabımız yoktur. Tüm samimiyetimizle ve muhabbetimizle herkesi, huzurlu, güvenli, adil, sevgi ve saygı çerçevesinde yeni bir dönemi beraber inşa etmeye çağırıyoruz.”

Türkiye’nin her alanda güvenle ve kararlılıkla, sahada ve masada gücünü sergileyebilmesinin ve sözünü dinletebilmesinin son 18 yılda gerçekleştirdiği büyük dönüşüm aracılığıyla olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu dönüşümü demokrasi ve kalkınma ekseninde hayata geçirdik. Milletimizin hasretle beklediği temel hizmet alanlarında, eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden sosyal desteklere tüm başlıklarda eşi benzeri görülmemiş yatırımlar gerçekleştirdik. Bugün Türkiye temel hizmet alanları ve altyapı hakkında gelişmiş ülkelerin gerisinde değildir. Tam tersine pek çok konuda ilerisine geçmiştir. Bu çerçevede ekonomi evvelliklerimizin daima en başında yer almıştır. Büyümeden enflasyon ve faizlere kadar her alanda tarihimizin en kaliteli makro ekonomik göstergelerine bizim dönemimizde ulaşıldı. IMF’ye olan borcu tamamen kapatmak ve ülkemizi bu boyunduruktan kurtarmak da bize nasip oldu. Hatırlayın göreve sıra geldiğinde 23.5 milyar dolar IMF’ye borcumuz vardı. Mayıs 2013 sıfırladık ve artık bizim IMF’ye bir kuruş borcumuz yoktur. Ortalama 10 yıl evvel milletimizle yayınladığımız 2023 hedeflerimiz orta vadede yakalamayı planladığımız seviyenin ifadesiydi. Bu hedefler doğrultusunda hızla ilerlerken bir anda kendimizi ülkede siyasi ve sosyal kaos çıkarmaya yönelik karanlık senaryoların içinde bulduk. Ülkemizin terörden darbeye kadar pek çok yol kullanılarak maruz kaldığı saldırıların en mühim hedeflerinden biri de ekonomimiz olmuştur. Aldığımız önlemler ve geliştirdiğimiz mücadele metodları, ekonomimizi ayakta tutmayı hedeflerimizden kopmamayı başardık. Bunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirdiği süratli karar alma ve etkin uygulama olanaklarının çok büyük katkısı vardır. Her ne kadar eski Türkiye özlemi ile yanıp tutuşanlar kabul etmek istemese de ülkemiz bu sistem aracılığıyla koalisyonlu senelerin kaotik ortamına geri dönmekten kurtulmuştur. Sistemin en büyük yararlarını Mart ayından bu yana yaşadığımız salgın sürecinde gördük. Korona virüs salgının tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu zamanda hem sağlık başta olmak üzere hizmet altyapımızın gücü hem ekonomiyi desteklemek için hayata geçirdiğimiz politikalar aracılığıyla süreci en az hasarla yönettik. İki ayda bin 6 yataklı hastaneyi eski Yeşilköy Havalimanının yanında bir başkasıni de Slakintepe’de bin 6 odalı hastaneler olarak inşa ettik. Cumhuriyet tarihinde bunun örneği var mı ya? Dünya çapında var mı? Yok böyle bir şey. Bunları söylerken yalnızca bin 6’şar oda değil. Bir de bunların içerisinde 18 ameliyathane bir tanesinde, 18 ameliyathane bir tanesinde ve bütün bunlarla beraber Tomografisi, Emar’ı vesaire bütün bu donanımlarda bu hastanelerimizde var. Böyle bir adım attık. Niçin buraları tercih ettik? Olur ya, yurt haricinden gelecek hastalar Yeşilköy Havalimanına insin hemen hastaneye ulaşsın. Sağlık turizminde de bir adım atacağız diyoruz ya işte bunun adımlarını da böylece atmış olduk” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın görevden affına ilişkin değerlendirmede yer alan Erdoğan, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızda da gerek evvelki Bakanımız, daha sonra Hazine ve Maliye Bakanımız olmak üzere ülkemize önemli hizmetler veren Berat Albayrak’a yine kişiyim milletim adına teşekkür ediyorum. Bu zaman içerisinde özelikle de 2 sismik araştırma, 3 tane de sondaj gemisini dünya çapındaki ekonomik sıkıntıların yaşandıği zamanda bunu fırsata dönüştürmek suretiyle ülkemize kazandırması da finans yönetimi yönünden mühim bir başarıydı ve kendisi sağlık sorunları nedeniyle görevsinden affını istedi ve biz de yerine Lütfi Elvan dostumızı atamış olduk. Yeni Hazine ve Maliye Bakanımıza görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / İLKER TURAK

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu