2021 yılı GOÜ’ler için ‘Tadından Yenmeyebilir’

0

Kaynak: bnnbloomberg.ca

Son haftalarda, gelişmekte olan piyasalardaki toparlanma ile beraber, yatırımcılar için şimdilik her şey yolunda gidiyor. Kasım ayında yaşanan toparlanma, 2021’de yatırımcıları nelerin beklediğine dair ipuçları vermekte.

ABD başkanlığının yaklaşan el değiştirme süreci ve Covid-19 aşısındaki son gelişmeler, gelişmekte olan ülkelerin mali varlıklarında önemli yükselişlere yol açtı. Tahvillerin 2020 yılının başından beri olan kayıpları ortadan kalkarken, MSCI F/X endeksi art arda ikinci yıllık kazancı gerçekleştirerek, Ocak 2019’dan beri en kaliteli geçen ayı yaşıyor. MSCI hisse senedi göstergesi ise Mart 2016’dan beri en yüksek düzeydeki ayını yaşamak üzere.

Bu toparlanmanın temelinde, yabancı yatırımcının gelişmekte olan piyasalara yeniden ilgisinin artması yatıyor.  Ülkeler arası Finans Enstitüsü verilerine göre, gelişmekte olan piyasalara dördüncü çeyrekteki portföy akışları son sekiz yılın en yüksek seviyesine ulaşacak.

Piyasalarda yaşanan tüm bu coşkuya rağmen, şimdilik Çin haricindeki GOÜ’ler için tahvil ve hisse senetlerindeki yabancı yatırımlar hala hafif kalıyor (endeks ağırlığının altında). Deutsche Bank AG Singapur’da, gelişmekte olan pazarlar makro araştırma başkanı olan Sameer Goel’a göre, son zamanlardaki toparlanma yalnızca bir başlangıç. Goel, “Gelişmekte olan piyasalardaki şimdilik yetersiz yatırım yapılan hisse senetleri 2021’de adeta bir ‘ballı lokma tatlısı’ olacak, önemli ölçüde döngüsel artış potansiyeline sahipler” açıklamasında bulundu.

Yakın önümüzdeki zamanlarda bu kârlılığı yalnızca Deutsche Bank öngörmüyor. Goldman Sachs ve JP Morgan Chase’de geçtiğimiz haftalarda söz konusu varlıklarda yükseliş yaşanacağına dair çağrılarda bulundu. Bunun yani sıra, UBS Group AG, gelişmekte olan piyasaların 2021 sonuna kadar, hemen hemen pandemi evvelsi seviyelere ulaşacak küresel ekonomik normal hayata dönmeden yararlanacağını sözlerine ekledi

Yine de önümüzdeki aylarda bu toparlanmayı yavaşlatacak etmenler var.  Sosyal hareketliliğin geri kazanılması, iyileşme yolundaki en mühim unsurlardan biri. Lakin, kışın gelişi, tatil sezonundaki sosyalleşmeler ve soğuk hava koşulları, pandeminin yayılış riskini artırıyor. Tayvan, Guney Kore ve Tayland gibi bazı merkez bankalarının para birimlerinin değerinde artışı yavaşlatma hakkındaki hamleleri piyasalardaki ralliyi  sınırlayabilir. Çin merkez bankasının tutumu ise Yuan’ın gücüne karşı bir yuyum alıp  almadığını anlamak için yakın zamandan takip ediliyor.

Gündemdeki bu önüne engel olure rağmen, gelişen piyasaların para birimlerini olumlu etkileyecek ve gelişmeleri yakın zamandan izlemeye değer kılacak 3 ana sebep var;

GOÜ döviz kurları, 5 yıllık ortalama REER metrikleri ile kıyaslandığından, -0.4 Z-skoru ortalaması ile hala olması gerekenden düşük değerlerde seyrediyor. Türkiye, Brezilya, Rusya, Macaristan ve Malezya gibi ülkeler -1.4 yada daha az değerlerle çok düşük puanlamalara sahip.

Tarih, bu gösterge  ekonomik hızlanma için bir potansiyel olduğunu gösteriyor.  Ortalama Z skoru, 2008’deki küresel ekonomik krizden sonra Nisan 2010’da 0,9’a ulaşmıştı. Benzer biçimde, Nisan 2013’de Fed ’in üçüncü genişleme turunun (Operation Twist, QE) uygulamasının sonrasında 0,7’ye artış görülmüştü. Her iki zamandaki koşullar, düşük ABD reel faizleri ve yükselen küresel üretim düşünülürse halihazırdaki ekonomik koşullarla benzerlik gösteriyor.

Fed‘in ortalama enflasyon hedeflemesi rejiminde, ABD’deki enflasyonun yüzde 2 seviyesi üzerine çıkmasına izin vermeyi taahhüt etmesi, ABD tahvillerinde reel getirilerin daha da düşeceği anlamına geliyor. Dünya’da negatif getirisi olan tahvil stokunun 17 trilyon doları aşmasıyla, durum gelişmekte olan piyasalar lehinde ilerliyor. Bloomberg ekonomistleri tahminlerine göre, gelişmekte olan ekonomilerin 10 yıllık reel getirileri, hâlihazırda düşük olan ABD reel getirileriyle kıyaslandığında, üç yıllık ortalama bazında +0.8’lik bir Z skoruna sahip. En yüksek Z skoru olan ülkeler ise, 2,0 üstünde puanlara sahip olan Çin ve Güney Afrika olarak görünmekte.

Gelişmekte olan piyasa tahvillerine geçtiğimiz 12 aydaki yabancı akışların ortalama Z skoru, beş yıllık ortalamaya göre -0.7 civarında. Hisse senetleri için yaşanan skor ise -1,3. Gelişmekte olan ülkelerin borç konumlandırmalarının hafif olduğu göz önüne alınırsa, Endonezya rupisi yahut Meksika pesosu toparlanmadan olumlu getir elde edebilir. Lakin Güney Kore, Tayvan, Tayland, Malezya ve Türkiye gibi ülkelerin para birimleri, toparlanmadan en çok kâr getirecek ülkeler arasında.

Çeviri: Cem Cetinguc

Çin PMI rekorlara doymuyor!

Aşı, Gelişmekte Olan Piyasalara Bağışıklık Kazandırır Mı?

Miller Tabak: Dolar düşerse Gelişen Piyasalar rekor kırabilir

2020’de dünya çapında yüzde 4,3 daralma bekleniyor

Leave A Reply

Your email address will not be published.